Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Paz Ağus. 15, 2010 12:16 pm

Acımasız ‘Centilmen’ Clooney

George Clooney'nin yakında gösterime girecek filmi 'Centilmen', acımasız bir kiralık katilin hikayesini anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise, ilk filmi ‘Kontrol’ ile büyük çıkış yakalayan Anton Corbijn var.


Oscarlı oyuncu George Clooney’nin acımasız bir kiralık katili canlandırdığı ‘The American/ Centilmen' 3 Eylül’de vizyona girecek.

Jack, kiralık katiller arasında, yıllar içinde usta mertebesine yükselmiş ve acımasızlığıyla tanınmıştır. İsveç’teki bir iş beklediğinden farklı bir şekilde sonuçlanır. Sıradaki ise onun son işi olacaktır. Her görevden sonra yaptığı gibi küçük bir İtalyan kasabasında kendine yarattığı vahada inzivaya çekilir. Yeni görevini ise ona Belçikalı bir kadın bildirecektir. Jack, kasabada tanıştığı Clara’yla ilişkisi yüzünden konsantrasyonunu kaybetmektedir ve bir tetikçi için en teklikeli şey açık vermektir...

İlk filmi ‘Control’ ile Cannes dahil birçok festivale katılan olan ve ödüllerle dönen Anton Corbijn’nin imzasını taşıyan 'Centilmen', Martin Booth'un ‘A Very Private Gentleman’ adlı romanından uyarlandı.

Çekimleri İsveç ve İtalya’da yapılan filmde ‘Peder Benedetto’ rolünde İtalyan sinema ve tiyatrosunun usta aktörü Paolo Bonacelli karşımıza çıkacak. Filmde Clooney’in aşık olduğu kadını canlandıran Violante Placido da yine İtalyan sinemasının önemli isimlerinden.

'Centilmen' Türkiye'de 3 Eylül’de sinemaseverlerle buluşuyor.
avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Destiny Bir Salı Ağus. 17, 2010 4:04 pm

Hollywood’un yeni kralı DiCaprio mu?

Leonardo DiCaprio'nun yükselişi devam ediyor. Yakışıklı aktör en çok kazanan aktörler sıralamasının tepesinde ve Tom Cruise gibi birçok oyuncunun hükümranlığını yıkmış durumda.



İngiltere’nin önemli gazetelerinden The Guardian, son filmi ‘Inception/ Başlangıç’ ile şu sıralar adından sıkça söz ettiren Leonardo DiCaprio’yu Hollywood’un yeni efendisi, Tom Cruise’u ise onun soytarısı ilan etti.

Dünya sinemasının en önemli iki ismi olan Leonardo Dicaprio ile Tom Cruise’u kıyaslamak elbette çok zor. Bir tarafta çok iyi yönetmenlerle çalışan, küçük ve kişisel projelerde de yer alan önemli yıldızlardan Tom Cruise, diğer tarafta ise son birkaç yıla, birlikte çalıştığı yönetmenlerle ve yer aldığı filmlerle damgasını vuran Leonardo Dicaprio… Eğer Hollywood’un bir efendisi olacaksa, bu kişinin DiCaprio olması mümkün.

DiCaprio’nun, Cruise’un tahtını elinden aldığını söylemek yanlış olur. (Belki de Cruise, Matt Damon’a tahtını kaptırmış olabilir) Şöyle de bir gerçek var ki, Cruise için uzun yıllardır Hollywood’un efendisi diyemiyorduk çünkü; yakışıklı oyuncunun yerini uzun zaman önce Johnny Depp, Will Smith gibi oyuncular ele geçirdi.

Neden Johnny Depp?
Ünlü oyuncu fantastik filmlerle gişede iyi işler yapıyor olsa da bağımsız ruhlu filmlere de imza atıyor. Filmleri dünyanın her yerinde 5.7 milyar dolar hasılat elde ediyor. Ayrıca 'Karayip Korsanları' gibi büyük olduğu kadar farklı olan çalışmalarla da adından söz ettiriyor. 'Alis Harikalar Diyarında’ da usta oyuncunun bu tarz filmlerinden bir diğeri.

Neden Will Smith?
Smith, belki de son on yılın en güvenilir ve başarılı oyuncularından biri. Zaman içerisinde her ne kadar Afro-Amerikalı starlar yeterli başarıyı yakalayamasa da (Denzel Washington bunlardan biri; ünlü oyuncu hak ettiği ilgiyi göremiyor) Smith bunu çok iyi başaran, tüm dünyanın adeta taptığı bir Hollywood starı. Bugüne kadar rol aldığı 19 filmin 14'ü 100 milyon dolar, 4'ü ise 500 milyon dolar gelir elde etti.

Cruise da her şeye rağmen, yine de önlerde yerini alıyor. Dünya çapında kendini defalarca ispatlamış bir oyuncu, filmlerinden yüksek bir gelir elde ediyor; son yıllarda düşüş yaşadığı ise bir gerçek.

GİŞEDE EN İYİSİ DiCAPRIO
Ama gişede DiCaprio'nun Hollywood’un en iyisi olduğu da başka bir gerçek. Filmleri hem iyi gişe yapıyor, hem de filmlerden iyi kazanıyor. (Revolutionary Road dışında) Büyük yönetmenlerle çalışıyor, büyük filmlere imza atıyor.

Öte yandan, oyunculuk üzerine konuşmak gerekirse, Cruise’un gerçekten yetenekli bir aktör olduğunu söylemek gerekir. Usta aktör, kariyeri boyunca aynı tarz rolleri kovalamakla geçirmedi.

Yeni kuşaktan en büyük rakibi DiCaprio ise genç ve aptal karakterleri canlandırdı. ('Titanik', 'The Beach'…) Titanik, genç oyuncunun hayatında önemli bir nokta oldu ve bu filmden sonra birçok başarılı filme imza attı.

Sonuç olarak, DiCaprio'nun, 70’lerin yıldızlarından veya Cruise gibi 80’lerin starlarından daha iyi bir yerde olduğunu görmek zor değil. (Helen O'Hara, Empire)

avatar
Destiny
Joker
Joker

Mesaj Sayısı : 435
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 32
Nerden : Destiny..

http://fatihmuldur.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Perş. Eyl. 02, 2010 4:34 pm

İnançta para var, Hollywood ve din

'Akıl Defteri’nden 'Başlangıç’a, Christopher Nolan sinemasında hafıza, 12 Eylül sonrası sinema, Hollywood ve din, Annemi Öldürdüm; Xavier Dolan’dan ‘annesi hakkında her şey’... Altyazı'nın yeni sayısı çıktı.



Aylık Sinema Dergisi Altyazı, durgun yaz aylarının ardından tekrar hareketlenmeye başlayan yeni sezona, ilk filmi 'Annemi Öldürdüm/ J'ai tué ma mère' ile büyük gürültü koparan Xavier Dolan’la merhaba diyor. Henüz 20 yaşındayken hem yönetip hem de başrolünde akılda kalıcı bir performansa imza attığı Annemi Öldürdüm ile geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde dikkatleri üzerine çeken Dolan, başta Cannes olmak üzere birçok prestijli festivalden de ödüllerle dönmüştü.

Altyazı’nın ‘Vizyon’ sayfalarında dikkati çeken bir diğer yazı ise, kısa sürede bir fenomene dönüşen 'Başlangıç’ın (Inception) yönetmeni Christopher Nolan’ı mercek altına alıyor. Christopher Nolan sinemasını ‘hafıza’ ve ‘zihni mekânlaştırmak’ gibi kavramlar üzerinden ele alan bu yazı, yönetmenin çıkış filmi Akıl Defteri’nden (Memento) Başlangıç’a dek uzanan tematik bir yönetmen portresi sunuyor.

Derginin ‘Vizyon ötesi’ sayfalarında ise 12 Eylül darbesinin Türkiye sineması üzerindeki etkilerini 80 sonrası farklı dönem ve türlerden birçok filmi bir araya getirerek sorunsallaştıran kapsamlı bir inceleme yer alıyor. ‘12 Eylül sonrası Türkiye sineması’ tartışmasını 12 Eylül’de cezaevine girmiş biri olarak kendi deneyimleriyle destekleyen ise, Ankara’da sinemaya gönül vermiş herkesin yolunun bir şekilde kesiştiği, Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin düzenleyicilerinden Fatin Kanat oluyor.

DİNSEL TEMALAR, KUTSAL İMGELER
Eylül sayısındaki bir diğer kapsamlı tematik inceleme de, Hollywood sinemasında son dönemde gittikçe artan bir eğilime, dinsel temalara ve ‘kutsal imgeler’e duyulan düşkünlüğe dikkat çekiyor ve bu eğilimin nedenleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

‘Vizyon ötesi’ sayfalarında ayrıca, Terry Gilliam’la birlikte Monty Pyhton efsanesinin ardındaki en önemli isimlerden olan Terry Jones ve son kitabı ‘Mazi Kabrinin Hortlakları’ ile kendi seyir deneyiminden yola çıkarak Türkiye sineması ve Yeşilçam üzerine oldukça ilginç tespitlerde bulunan kuramcı Umut Tümay Arslan ile yapılmış söyleşilerin yanı sıra, İsrailli muhalif belgeselci Eyal Sivan’ın Documentarist Belgesel Günleri kapsamında gerçekleştirdiği ‘sinema dersi’nin bir özeti yer alıyor. Derginin Apichatpong Weerasethakul ile başlattığı ‘Yeni İmza’ köşesi ise, Taxidermia ve Arkadaşın Değilim (Nem vagyok a barátod) gibi filmlerle tanıdığımız Macar yönetmen György Palfi ile devam ediyor.

Altyazı’nın 98. sayısında yer alan diğer filmlerden bazıları ise şunlar: Predators (Nimród Antal), A Serious Man (Coen Kardeşler), Deney (Vincenzo Natali), Oyuncak Hikâyesi 3 (Lee Unkrich), Büyük Hata (Atom Egoyan), Köpek Dişi (Giorgos Lanthimos).

100. sayı için okurlara çağrı:
Kasım ayında derginin 100. sayıya ulaşması şerefine bir ‘özel sayı’ çıkaracak olan Altyazı ekibi, Eylül sayısında tüm okurlarına bir de çağrıda bulunuyor ve onlardan Altyazı’nın hayatlarında kapladığı yere dair kısa fikir ve anekdotlarını konu başlığına ‘100. Sayı’ yazarak altyazi@altyazi.net adresine göndermelerini rica ediyor.
avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 4:47 pm

İşte dünyanın en güzel iki kadını

Dünyaca ünlü yüz plastik cerrahı Prof. Dr. Sykes, dünyanın en güzellerinin Angelina Jolie ile Halle Berry olduğunu, erkeklerde George Clooney'in ise çekiciliğiyle ilk sırada yer aldığını söyledi.



ABD'li dünyaca ünlü yüz plastik cerrahı Prof. Dr. Jonathan Sykes, NBA'de Sacramento Kings takımında oynarken travma geçiren milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nu burnundan ameliyat ederek hem nefes almasını sağlamış hem de şekil bozukluğunu gidermişti.

Prof. Dr. Sykes, yüz plastik cerrahlarının dudak ve damak yarığını düzeltme, burundan nefes almayı kolaylaştırma gibi sağlık sorunlarının giderilmesini sağlayan ameliyatların yanı sıra, gençleştirme, estetik ameliyatları da yaptıklarını bildirdi.

Bir çok ünlüyü ameliyat ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sykes, Türk milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nu da Sacramento Kings takımında oynadığı dönemde ameliyat ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Sykes, ''Bir yüz plastik cerrahı olarak dünyanın en güzelleri ve yakışıklısı sizce kim'' sorusunu ise şöyle yanıtladı:

''Dünyanın en güzelleri bence kadınlarda Angelina Jolie ve Halle Berry, erkeklerde ise George Clooney. George Clooney uzun yıllardır en çekici erkek seçiliyor. Bence de olgun bir çekiciliği var. Bu değerlendirmem sadece güzellik için geçerli elbette. Toplum meşhur insanları dışarıdan biliyor, tanıyor, güzelliklerini ona göre değerlendiriyor ama dış güzellik kadar karakter de çok önem taşımakta. Biz bunları da görme şansına sahip oluyoruz. Bana sorarsanız hangi ünlüleri ameliyat ettiniz diye. Bir çok ünlüyü ameliyat etmeme rağmen bunu söyleme şansım yok. Çünkü dünya genelinde Hipokrat yeminine göre hekimler ameliyat ettiği hastalar hakkında bilgi veremez. Hidayet'i söylememin tek nedeni, Hidayet'in buna izin vermiş olması. Gazetelerin birinci sayfalarında bu konuda haber çıktığında, kendisi benim adımı verdiği için rahatlıkla bunu söylüyorum. Yoksa söylemem söz konusu olamaz.''

''İNSANLAR GENÇLEŞMEYE YÖNELİYOR''
Son yıllarda bir çok kişinin gençleştirme ameliyatlarına ilgi gösterdiğine de işaret eden Prof. Dr. Sykes, ''Bir çok insan medyanın da desteğiyle gençleştirme ameliyatlarına yöneliyor. Sinema, televizyon, gazete, dergi gibi medya organlarında yer alan ünlü insanların çoğu genç olduğu için, insanlar da genç görünebilmek için her yola başvurabiliyorlar. Özellikle de yüz gençleştirmeyle ilgili talepte artışlar oldu'' diye konuştu.

İnsanların yüzlerindeki kırışıklıklardan kurtulmak istediklerine değinen Prof. Dr. Sykes, en çok da göz etrafındaki kırışıklıklardan kurtulmak istediklerini vurguladı. Prof. Dr. Sykes, ikinci sıklıkta çene yanındaki sarkmalardan kurtulmak isteyen insanların, ardından gıdılarından kurtulmak için ameliyat masasına yattıklarını ifade etti.

Gençleşmek isteyenlerin bunu yaparken en az masrafla ve işlerinden en az süreyle uzak kalacak operasyonları tercih ettiklerini kaydeden Sykes, ''En kısa sürede en az parayla, en etkili sonucu almak isteyenler son yıllarda daha sıklıkla iğneyle yapılabilen dolgulara, botoksa ve kısa sürede iyileşme sağlayan cerrahilere yöneldiler'' dedi.

''EN ÇOK DA KADINLAR''
Prof. Dr. Jonathan Sykes, estetik ameliyatlara erkeklerden çok kadınların rağbet ettiklerinin altını çizerek, ''Eğer yüz gençleştirme ameliyatları söz konusuysa, kadın erkek oranı dokuza bir. Yani yüz gençleştirme ameliyatı yaptıklarımızın yüzde 90'ı kadın, yüzde 10'u erkek. Burun söz konusu ise, her dört kadının yanında ancak bir erkek bu operasyona karar veriyor'' diye konuştu.

Prof. Dr. Sykes, ''güzel insan'' kavramının her ırkta farklılık arz edebileceğine de işaret ederek, şöyle devam etti:

''Çünkü her ırk için güzellik başka bir şeydir. Her ırk içinde güzel insanlar vardır. Asyalı için ideal yüz farklıdır, Avrupalı için farklıdır, siyah için farklıdır ama her birisinin kendine göre, kendi içinde bir güzelliği vardır.''

Prof. Dr. Sykes, kaç, göz, yüz gerdirme gibi gençleştirme ameliyatlarının maliyetinin de ABD'de 12 ile 40 bin dolar arasında değiştiğini bildirdi. Sykes, Türkiye'de de mesleğinde çok bilgili ve becerili yüz plastik cerrahları bulunduğunu, Türklerin bu tür ameliyatlar için başka ülkelere gitmelerine gerek olmadığını sözlerine ekledi.



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 4:50 pm

'Kar Beyaz' Chicago'da

Selim Güneş’in Sabahattin Ali’nin ‘Ayran’ isimli öyküsünden uyarladığı ve yönettiği film ‘Kar Beyaz’, 46. Uluslararası Chicago Film Festivali’ne kabul edildi.



Başrollerini Hakan Korkmaz, Sinem İslamoğlu, Gürsan Piri Onurlu, Kaya Akkaya, Ziver Armağan Açıl, Ruhan Odabaş ve Sinan Koçal’ın paylaştığı, Selim Güneş’in yönettiği ‘Kar Beyaz’, 46. kez düzenlenecek olan Chicago Film Festivali’nin ‘Dünya Sineması’ bölümünde gösterilecek.

Dünyanın önemli festivallerinden biri olan Chicago Festivali bu sene 7-21 Ekim tarihleri arasında düzenleniyor. Festivalin ‘Dünya Sineması’ bölümünde usta sinemacıların yeni filmleri ve yeni yetenekler boy gösteriyor.

Şavşat’ta çekilen ve ‘art house’ kategorisindeki filmin kısaca öyküsü şöyle: Bir yıl önce babası hapse atılmış olan on iki yaşındaki Hasan, annesinin kasabaya çalışmaya gidişiyle birlikte iki kardeşiyle yalnız kalır. Köye haftada bir kez gelebilen annenin getirdiği yemekler ancak bir kaç gün yeter. Hasan çareyi yol kenarında ayran satıp ekmek alacak para kazanmakta bulur.

Kendileriyle hesaplaşırken yaşamın kısır döngüsüne sıkışmış olan Anne, Demirci Halil, Recep, Kadir Dede ve Genç Yolcu’nun yolları, küçük bir köyün yoksulluğunun çıkmazında Hasan’ın yazgısıyla kesişir.



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 4:53 pm

Depardieu: Ankara soykırımı tanıyacak

Ermeni soykırımı iddialarına destek veren ünlü Fransız aktör Gerard Depardieu, Türkiye'nin "Soykırımı tanıma çalışması başlattığını" ileri sürdü.



Ermenistan'daki bir kültür festivaline katılan Gerard Depardieu, soykırım iddialarına destek verdi.

Gerard Depardieu, Ankara'nın, "çekinerek" de olsa, soykırımı tanımak için çalışma başlattığını söyledi.

Depardieu, "Politikaya bulaşmak istemiyorum ama soykırımı tanıma konusunun bazı ülkeler tarafından Türkiye'nin önüne konulduğunu biliyorum" dedi.

Fransız aktör, Türkiye'nin soykırımı tanıması için kültürün araç olarak kullanılmasını önerdi.

Depardieu, Erivan ziyareti sırasında Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'la da biraraya geldi.


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 08, 2010 4:56 pm

İlk film iş yapınca...

Geçen senenin ses getiren yapımlarından 'Paranormal Activity' devam filmiyle yine korkutacağa benziyor.



Düşük bütçesine rağmen çok iyi bir pazarlamayla gişede büyük başarı sağlayan Paranormal Activity'nin devam filmi 22 Ekim 2010'da ABD'de vizyona girecek.

Genç bir çiftin evinde geçen doğaüstü olayların kameraya kayıt edilmesiyle başlayan yapım geçen sezonun en çok konuşulan filmlerinden olmuştu.

Çok konuşulacağa benzeyen devam filminin, fragmanı ilk filmde olduğu kadar korkutucu sahneler barındırıyor.

Fragmanı izlemek için tıklayın


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Destiny Bir Çarş. Eyl. 15, 2010 8:38 am



” Planı olan bir adam gibi mi duruyorum. Benim ne olduğumu biliyor musun? Ben arabaları kovalayan köpek gibiyim. Eğer yakalasam bile ne yapacağımı bilemem. Anlarsın ya… Ben sadece yaparım. ” (Joker)
avatar
Destiny
Joker
Joker

Mesaj Sayısı : 435
Kayıt tarihi : 22/05/10
Yaş : 32
Nerden : Destiny..

http://fatihmuldur.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Sawyer Bir Çarş. Eyl. 15, 2010 8:58 am

En iyi filmler önce Filmekimi’nde

Filmekimi’ne geri sayım başladı... Cannes ve Venedik'ten ödülle dönen filmler ilk kez Filmekimi'nde seyirciyle buluşacak.



Filmekimi, dokuzuncu yılında yine dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilen ve çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerin son filmlerini izleyicilerle buluşturacak. Filmekimi programında bu yıl rekor sayıda 30’a yakın film yer alıyor

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı 67. Venedik Film Festivali’nde en iyi filme verilen Altın Aslan ödülünün sahibi olan, Sofia Coppola’nın Somewhere filmi, sinemaseverlerle Filmekimi kapsamında buluşacak.

Jüri başkanı ünlü yönetmen Quentin Tarantino’nın “Filmin sanatsal kalitesi bizleri büyüledi” ifadesiyle açıkladığı filmin senaryosu da Sofia Coppola’ya ait. Filmin başrollerinde Blade filminin kötü vampiri Stephen Dorff yer alıyor. Dorff’un canlandırdığı Hollywood yıldızı Johnnie Marco karakteri, 11 yaşındaki kızı Cleo’nun beklenmedik ziyaretiyle alt üst oluyor. Cleo’yu Dakota Fanning’in kız kardeşi Elle Fanning canlandırıyor.

Ünlü Amerikalı yönetmen Francis Ford Coppola’nın kızı Sofia Coppola’nın çocukluk anılarından esinlendiği Somewhere Amerika’dan önce İstanbul’da izleyici karşısına çıkacak. The Virgin Suicides ve Lost in Translation filmleriyle babası Francis Ford Coppola’dan bağımsız olarak da ismini duyuracağının sinyallerini veren Sofia Coppola’nın 2006’da çektiği Marie Antoinette, En İyi Kostüm dalında da Oscar kazanmıştı.

Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan, festival seyircilerinin Tropikal Hastalık filmiyle tanıdığı ve 2001’de İstanbul Bienali’ne katılan Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul’un son filmi de Filmekimi programında. Altın Palmiye kazanan ilk Tayland filmi olan Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives, metafizik konuların yanı sıra animizm ve reenkarnasyona da göndermeler yapsa da aslen şefkat hakkında… Cannes Film Festivali’nin jüri başkanı Tim Burton’a göre film “güzel, tuhaf bir rüya gibi.”

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve sinemaseverlerin merakla beklediği Filmekimi, bu yıldan itibaren sinemanın destekçisi LG sponsorluğunda, 8–14 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor.
avatar
Sawyer
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 32
Kayıt tarihi : 25/06/10
Yaş : 28
Nerden : ordan-burdan işte

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 15, 2010 5:28 pm

Kaosun derinlerinden gelen bir kitap

Çağdaş edebiyatın müthiş dahisi Dave Eggers’dan sarsıcı, çarpıcı ve unutulmayacak bir roman daha: 'Ne Nedir'.



Yazar, dergici, yayıncı ve editör kişiliği ve sıradışı projeleriyle tanınan, çağdaş edebiyatın en parlak yıldızlarından Dave Eggers, 'Ne Nedir'’de gerçek bir yaşam ve mücadele öyküsünden yola çıkarak aynayı bu kez bizlere ve yaşadığımız çağın gerçeklerine tutuyor. 'Ne Nedir', içinde yaşadığımız karanlık dünyanın kaosunun derinlerinden bir yerlerden yükselen, hazmı zor, etkisi güçlü, sessiz bir çığlık niteliğinde, unutulmayacak bir roman.

Bir şeyler tam karşınızda duruyorken onları yok saymanız mümkün mü?
Küçük bir çocuğun Afrika topraklarında tek başına hayatta kalma mücadelesini, Amerika’da oyunu kurallarıyla oynamayı öğrenmeye çabalayan bir mültecinin tosladığı duvarları ve bizler bakmazken dünyada olup biten kimi felaketleri Valentino Achak Deng’in üzerinden anlatan Eggers; 'Ne Nedir'’de gerçekle kurguyu, biyografiyle romanı birbirine katarak alışılmış formlar dışında bir ‘roman’ yaratıyor. Pulitzer adayı Dave Eggers’ın Amazon ve New York Times ve Times (İngiltere) çok satanlar listelerinde uzun zaman kalan 'Ne Nedir'’i prestijli NBCC (National Book Critics Circle) ödülüne de aday gösterilmiştir.

Bir kısmı ülkemiz topraklarında, Datça’da yazılmış olan 'Ne Nedir'; geçtiğimiz yıl yayımlandığı Fransa’da da Prix Medicis ödülüne layık bulunmuştu.

FİLMİ GELİYOR
Parfüm ve Koş Lola Koş filmleriyle tanıdığımız yönetmen Tom Tykwer, 'Ne Nedir'’i sinemaya uyarlamakta olduğunu açıklamıştır.



“Bu kitap, yazarın ve benim insanlara Sudan’da iç savaş öncesinde ve sırasında gerçekleşen korkunç olayları anlatma ihtiyacımızdan doğdu. Bu nedenle öykümü yazara anlattım. O da anlattıklarımdan yola çıkarak bu romanı yarattı. Kısmen kurgu olduğu için sonuç olarak ortaya çıkan şey bir romana dönüştü. Sudan’daki iç savaşın, Sudan halkının, ya da dahil olduğum Kayıp Çocukların öyküsü olarak görmeyin anlatılanları. Bu, yalnızca, bir adamın kendi gözünden anlattığı yaşam öyküsü… Ve kurgulanmış olsa da, benim bildiğim dünya bu sayfalardakinden pek de farklı sayılmaz. Bu kitaptaki en korkunç şeylerin meydana gelebileceği, çoğu zaman da geldiği bir dünyada yaşıyoruz.” – Valentino Achak Deng

“Son zamanlarda okuduğum en etkileyici roman.” – Khaled Housseini

“Yılın en dokunaklı romanlarından biri.” - TIME

“Ne Nedir, insanın türlü felaket ve yıkım karşısında bile zorlukları aşabilme gücünü ve umudun zaferini ortaya koyuyor.” –NY Times

“Dokunaklı, ürkütücü ve şaşırtıcı güzellikte bir roman.” – Lev Grossman, TIME

“Dave Eggers’ın Ne Nedir’i tüm yıl okuduğum kitapların en sıra dışı ve kışkırtıcı olanı.” – D. Donahue, USA TODAY

“Kitabın sonunda ne olacağını öğrenmek için sayfaları çevirip duracaksınız… Eggers, hikaye anlatma sanatının ne denli güçlü ve dokunaklı olabileceğini Ne Nedir ile kanıtlıyor bizlere. Son satırların güçlü etkisi romanın içindeki kelimelerin toplamından kaynaklanıyor.” – NY Times Review of Books

“Dave Eggers, gerçek bir yaşam öyküsünü olduğu gibi sayfalara akıtarak; korkutucu, çarpıcı, hayatlarımızı değiştirebilecek bir kitap çıkartmış ortaya. Sizleri omuzlarınızdan tutup sarsmak istiyorum çünkü başka türlü nasıl ifade edilir bilmiyorum: Bu kitabı okuyun.” – Erik Henriksen, Portland Mercury

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN İSİMLERDEN
1970 doğumlu Amerikalı yazar Dave Eggers, ayrıca McSweeney’s adlı bağımsız yayınevinin kurucusu olduğu gibi, çağdaş edebiyatın en çok öne çıkan ve üretken isimlerinden biri. Dergici, yayıncı ve editör kimliklerinin yanı sıra Dave Eggers, senelik Okumanız Gerekmeyenlerin En İyileri antolojilerinin de arkasındaki isim.

Kendi hayat hikayesinden yola çıkarak yazdığı 'Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser' (Siren Yayınları'ndan çıktı) adlı kitabıyla satış rekorları kırmış ve Pulitzer’e aday olmuştu. Her kitabıyla edebiyat sahnesindeki sıradışı duruşunu ve çarpıcı sesini beklenmedik biçimlerde ortaya koyan Eggers, zamanımızın en fazla iştahla takip edilesi figürlerinden biri sayılıyor.

Utne Reader’ın ‘Dünyayı Değiştiren 50 İleri Görüşlü Kişi’ listesinde yer alan Eggers, ayrıca The Believer, McSweeney’s Quarterly Concern, The Wholpin dergilerini çıkartmakta, The New Yorker ve Ocean Navigator gibi mecralarda yazılar yazmakta. Sam Mendes filmi 'Away We Go' ve Spike Jonze projesi 'Where The Wild Things Are’ın senaryo yazarı da olan Eggers, 2008 yılında kendi kurduğu 826 National adlı vakfın yenilikçi projelerinden ötürü TED ödülüne de layık görülmüştür.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 15, 2010 5:30 pm

Hamburg'da 4 Türk filmi

30 Eylül'de başlayacak Hamburg Film Festivali'nde Türkiye'den 4 film yer alacak.



18. Hamburg Uluslararası Film Festivali, 30 Eylül - 9 Ekim tarihleri arasında yapılacak. Festivalde, Türkiye'den 4 film dereceye girmek için yarışacak.

Festivalde, Avrupa Yakası dizisinde Burhan Altıntop tiplemesi ile tanınan Engin Günaydın'ın senaryosunu yazdığı ve başrolde oynadığı "Vavien", genç yönetmen Kadir Balcı'nın ilk uzun metrajlı filmi Belçika-Türkiye ortak yapımı "Turquaze", Özcan Alper, Ülkü Oktay, Ahu Öztürk, Zehra Derya Koç ve Emre Akay gibi beş yönetmenin yönettiği "Kars Öyküleri" ile Bahçeşehir Üniversitesi Sinema-TV Bölümü öğretim görevlilerinden olan ve 2001 yılından beri Türkiye'de yaşayan ABD'li yönetmen Theron Patterson'un "Bahtı Kara" adlı filmleri gösterime girecek.

Film festivali bu yıl, yönetmenliğini Fransız yönetmen Joann Sfar'ın "Der Mann, der die Frauen liebte" adlı filmi ile açılacak.

Geçtiğimiz yıl yapılan 17. Uluslararası Hamburg Film Festivali, yönetmen Fatih Akın'ın Venedik Film Festivali'nde ödül alan "Soul Kitchen" filmi ile çılmıştı.


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Çarş. Eyl. 15, 2010 5:32 pm

Mardinli çocuklara sinema

Birçok ünlü yönetmenin ödüllü filmleri Mardinli sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Gezici tır sahnesi ile de Mardin'in ilçelerindeki çocuklara animasyon film gösterimleri yapılacak.



Sinemardin Derneğince düzenlenen 5. Uluslararası Sinemardin Film Festivali 17 Eylül'de başlayacak.

Sinemardin Medya ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Sara Adıbelli, yaptığı açıklamada, Türkiye'de ilk defa bir film festivalinin başka bir ülkede de eş zamanlı olarak gerçekleşeceğini belirtti.

Senaryo ağırlıklı festivalde Mardin ile eş zamanlı olarak Suriye'nin Halep kentinde ödüllü Türk filmlerini Suriyeli sinemaseverlerle buluşturacaklarını dile getiren Adıbelli, şöyle konuştu:

''Festival, bu sene birçok ilke imza atacak. Teması 'çocuk' olan festivalin 'Gezici Çocuk Filmleri' Mardin ve ilçelerini gezerken, birçok ünlü yönetmenin ödüllü filmleri Mardinli sinemaseverlerin beğenisine sunulup atölye çalışmaları yapılacak. Bunlarla eş zamanlı olarak Halep'te de ödüllü Türk filmlerini Suriyeli sinemaseverlerle buluşturacak olan festival, bu anlamda bir ilki gerçekleştiriyor. 17-23 Eylül tarihleri arasında yapılacak festivalin en büyük özelliği, aynı zamanda içeriğinde bir de gezici festival bulunmasıdır. Japon Animasyon Filmleri Şenliği 'Japanorama' kapsamında gezici tır sahnesi ile Mardin'in ilçelerindeki çocuklara animasyon film gösterimleri yapılacak.''

Geçen yıl iki kapalı, bir açıkhava sinemasında ulaşılan 13 bin izleyici kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Adıbelli, ''Festivalde Almanya, Hollanda, Amerika sinemasından örnekler gösterilecek. Ayrıca Ken Loach, Costa Gavras, Francois Ozon ve Coen Kardeşler gibi ünlü yönetmenlerin ödüllü filmleri Mardinlilerin beğenisine sunulacak'' dedi.

Adıbelli, festivalin, Türkiye'nin tek senaryo ağırlıklı film festivali olduğunu sözlerine ekledi.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Paz Eyl. 19, 2010 8:42 am

7 yeni film gösterimde

Stıeg Larsson'un uluslararası best-seller kitabından uyarlanan 'Ejderha Dövmeli Kız', geneli tek mekanda geçen klostrofobik film 'Şeytan', Fransa'da gişe rekoru kıran 'Paris'te Son Konser', 11 yaşında olağanüstü bir genç kızın hikayesini anlatan 'Camino', İki eski dostun porno filmde oynamalarını anlatan 'Garip Bir Aşk Öyküsü', dram türündeki yerli yapım 'Büyük Oyun' vizyona girdi...



Bu hafta 6 yeni film seyirciyle buluşacak.

EJDERHA DÖVMELİ KIZ
Stıeg Larsson'un uluslararası best-seller kitabından ''Ejderha Dövmeli Kız'' beyaz perdeye geliyor. Gerilim, suç, gizem türündeki filmin yönetmenliğini Niels Arden Oplev yaptı. Senaryosu Nikolaj Arcel, Rasmus Heisterberg, Stieg Larsson'a (Kitap) ait filmde, Michael Nyqvist, Noomi Rapace, Lena Endre, Peter Haber, Sven-Bertil Taube başlıca rolleri paylaşıyor.

Filmin konusu şöyle: hapse girmek üzere olan gazeteci Mikael Blomkvist ile ona yardım eden gizemli, asosyal, uyumsuz, dövmeli hacker kız Lisbeth Salander, kırk yıl önce ortadan kaybolan Harriet Vanger''in izini sürerken bir dizi cinayeti açığa çıkarır; üstelik katil aileden biridir. Ancak Vanger hanedanının gazabına uğrayınca avcıyken av konumuna düşerler.

ŞEYTAN
Gerilim sevenler için ''Şeytan'' vizyona giriyor. Yönetmenliğini Drew Dowdle ve John Erick Dowdle'nin üstlendiği, senaryosu Brian Nelson ve M. Night Shyamalan'a ait ABD yapımı filmde, Chris Messina, Geoffrey Arend, Bojana Novakovic, Logan Marshall-Green, Caroline Dhavernas rol alıyor.

Geneli tek mekanda geçen klostrofobik filmin konusu kısaca şöyle: ''Bir grup insan bir gökdelenin asansöründe mahsur kalır, buraya kadar tek sorun bu gibi görünse de aralarında bir kişinin şeytan olduğunu henüz bilmiyorlardır...''

PARİS'TE SON KONSER
Yönetmen Radu Mihaileanu, ülkemizde "Yaşam Treni" ve "Bir Şans Daha" adlı hafif dramlarıyla sinemaseverlerce biliniyor. Fransa''da gişe rekorları kıran "Paris''te Son Konser", melodramatik bir anlatımla yine aynı tarzı yakalıyor. Mihaileanu kimlik meselesini sorgularken bu kez mizahın dozunu artırıyor ve malzemeyi klasik müzikle harmanlıyor.

30 yıl önce, Bolşoy orkestrasının ünlü şefi Andrei Simoniovich Filipov, Yahudi müzisyenleri orkestrasında çalıştırdığı için kovulur. Şimdi ise Bolşoy’da sadece bir temizlikçidir. Bir gün tesadüfen, Chatelet Tiyatrosu’nun Bolşoy’u Paris’te çalması için davet ettiklerini öğrenir. Andrei, eski müzisyenlerini bir araya getirip Paris’te Bolşoy Orkestrası’nın yerine çalmaya karar verir. Solo keman sanatçısı olarak, Yahudi ve Roman olan eski müzisyenlerine genç virtüöz Anne-Marie Jacquet’in eşlik etmesini ister. Eğer hepsi de bu zor durumun üstesinden gelebilirse, bu çok özel konser onlar için bir zafer olacaktır.

BÜYÜK OYUN
Dram türündeki haftanın yerli yapımı ''Büyük Oyun'', vizyona giriyor. Yönetmenliğini Atıl İnaç'ın üstlendiği filmde, senaryo İnanç ve Avni Özgürel imzasını taşıyor. Filmde, Suzan Genç, Selen Uçer, Serdal Genç, Serkan Genç, Rana Cabbar, Haktan Pak, Selim Bayraktar, Nalan Koruçim rol alıyor. Uluslararası ödüllü film, ABD'nin Irak'ı işgal sürecinde direnişçileri yakalamak için operasyon yapan askerlerin bastığı köyde bütün ailesini kaybeden Cennet'in hikayesini anlatıyor.

Senaryosunu Avni Özgürel ve Atıl İnaç;ın kaleme aldığı Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen Büyük Oyun;un çekimleri Kuzey Irak;ta Erbil ve Musul çevresinde başlayıp Türkiye;de Urfa ve Adıyaman bölgesinin zorlu doğa şartlarından sonra İstanbul;da tamamlandı.

GARİP BİR AŞK ÖYKÜSÜ
ABD yapımı ''Garip Bir Aşk Öyküsü'', romantik, dram ve komediyi bir arada sunuyor. Kevin Smith'in yönettiği filmin senaryosu da Smith'e ait. Filmde, Seth Rogen, Elizabeth Banks, Traci Lords, Jason Mewes, Craig Robinson, Jennifer Schwalbach Smith, Tom Savini ve Ricky Mabe başlıca rolleri paylaşıyor.

Filmin konusu şöyle: İki arkadaş Zack ve Miri finansal güçlüklerle yüzyüze gelirler. Dairelerinin elektrik ve suyu borç yüzünden kesilince acilen para kazanabilmek için evde amatör porno film yapmaya karar verirler. İki eski dost bir filmde rol yapmanın dostluklarının bozmayacağını düşünmektedirler. Oysa filmi yapmaya başladıklarında aralarındaki ilişki iş ilişkisinden çıkıp bambaşka bir yöne doğru gitmeye başlar.

CAMINO
Gerçek bir olaydan esinlenen Camino, 11 yaşında olağanüstü bir genç kızın hayatında yepyeni iki olayla; “aşık olmak” ve “ölüm”le yüzleşmesini konu alan duygu yüklü bir hikâye. Camino aslında yoluna çıkan engelleri ve hayatına çökmüş karanlığı, derin yaşama, sevme ve mutlu olma arzusu ile delip geçen parlak bir ışık.

Javier Fesser’in yönetmenliğini yaptığı Camino, İspanya’nın Oscarı sayılan 23. Goya ödülleri’nde En İyi Film, Yönetmen ve Senaryo dahil 6 ödül birden aldı.

TINKER BELL VE PERİ KURTARAN
Fantastik meraklıları ve küçük izleyiciler için ''Tinker Bell ve Peri Kurtaran'' vizyonda. Gülben Ergen ile Ayşe Arman'ın Türkçe seslendirme kadrosunda yer aldığı film, her yaştan bütün aile bireyleri için sihirli bir eğlence vaat ediyor.

Bu filmde Tinker Bell’in ilk kez bir insanla tanıştığı tarihi ana şahit olacağız. Wendy ve Kayıp Çocuklar’la tanışmadan yıllar önce Tinker Bell, peri tozunun gücüne ve sihirli periler diyarına yürekten inanan Lizzy adında küçük bir kızla tanışır. Perilerin, İngiltere’nin çiçek açan çayırlarına yaptığı yaz ziyaretleri sırasında, iki farklı dünya ilk kez bir araya gelir ve Tinker Bell, bir arkadaşa ihtiyaç duyan meraklı bir çocukla dost olur. Tinker Bell büyük bir risk alarak hem kendi güvenliğini, hem de tüm perilerin geleceğini tehlikeye attığının farkında değildir.



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Perş. Ara. 09, 2010 11:13 pm



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:11 am

Zirvede artık 'New York'ta Beş Minare' var

Mahsun Kırmızıgül'ün yönettiği 'New York'ta Beş Minare' 2010 yılının en çok izlenen filmleri listesinde zirveye oturdu.


Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazdığı ve yönettiği 'New York’ta Beş Minare', vizyonda olduğu altı hafta içinde 3 milyon barajını geçerek 2010 yılının en çok izlenen yerli ve yabancı filmleri listesinde zirveye oturdu.

Vizyona girdiği 5 Kasım tarihinden bu yana 3.343.832 kişi tarafından izlenen film, 'Recep İvedik 3', 'Yahşi Batı', 'Eyyvah Eyvah' gibi yapımları geride bıraktı.

İşte 2010'un en çok izlenen ilk 10 filmi:

1- New York’ta Beş Minare - 3.343.832
2- Recep İvedik 3 - 3.325.842
3- Eyyvah Eyvah - 2.459.815
4- Yahşi Batı - 2.323.061
5- Çok Filim Hareketler Bunlar - 1.141.448
6- Başlangıç - 1.099.969
7- Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma - 1.041.920
8- Veda - 1.028.032
9- Av Mevsimi - 1.017.185
10- Dersimiz ****** - 861.468



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:27 am

9 yeni film gösterimde

'Ejderha Dövemeli Kız'ın devamı 'Ateşle Oynayan Kız', dört travestinin çarpıcı hayatlarını aktaran 'Teslimiyet', iki sevgilinin birden değişen hayatlarını anlatan 'Karanlık Deniz', İstanbul'un varoşlarında geçen 'Çakal' haftanın öne çıkan filmleri...


Sinemaseverler bu hafta 5'i yerli 9 yeni film izleme imkanı bulacak.

KARANLIK CENNET
Gilles Marchand'ın yönettiği ve Gregoire Leprince-Ringuet, Louise Bourgoin, Melvil Poupaud ile Pauline Etienne'nin oynadığı ''Karanlık Cennet/Black Heaven'', buldukları cep telefonuyla hayatları değişen iki gencin yaşadıklarını anlatıyor.

İlk gösterimi 2010'da Cannes Film Festivali'nde yapılan filmin konusu şöyle:

''Gaspard ve Marion buldukları cep telefonunu sahibine vermek istediklerinde, adamın intihar ettiğine şahit olurlar ve olay yerinde Audrey isimli gizemli bir kızla tanışırlar. Audrey, Gaspard'ı Black Heaven adlı bilgisayar oyunuyla tanıştırır. Gaspard yarattığı yeni kimlikle, kendini bu gizemli sanal dünyanın içinde, tehlikenin tam ortasında bulacaktır.''

ATEŞLE OYNAYAN KIZ
Daniel Alfredson'un yönettiği ve Michael Nyqvist, Noomi Rapace, Lena Endre ve Peter Andersson'nin oynadığı ''Ateşle Oynayan Kız: Millennium Üçlemesi 2/The Girl Who Played With Fire'', gerilim sahneleriyle göz dolduruyor.

Stieg Larsson'un tüm dünyada fenomene dönüşen filminin konusu şöyle: ''Mikael, İsveç'teki fuhuş çeteleri üzerinde çalışmalara başlamıştır. Dosya görevlisi ve kız arkadaşı ölü bulunur. Polis, silahta parmak izi olan Lizbeth'in peşine düşer. Mikael, Lisbeth'in masum olduğunu kanıtlayabilmek için cinayetleri araştırmaya başlar. Bu araştırmalar sırasında, peşindeki adamların Lisbeth'in geçmişiyle bağlantılı olduğunu fark edecektir.''

TESLİMİYET
Emre Yalgın'ın yönettiği ve Görkem Arslan, Didem Soylu ile Seyhan Arman'ın oynadığı ''Teslimiyet'', dört travestinin çarpıcı hayatlarını aktarıyor.

Senaryosu Selanik Film Festivalinin Balkan Fonu bölümünde ilk dörde girerek, mali destek alan filmin konusu şöyle:

''Sanem, beraber yaşadığı üç travestiyle birlikte seks işçisi olarak hayatını kazanmaktadır. Mahalleye yeni taşınan Gökhan'ın ilgisini çekmeyi başarır. İkili arasında suskun bir ilişki başlar. Oturduğu ev beklenmedik olaylarla sarsılırken, Sanem, Gökhan'ın yanına sığınmak zorunda kalır. Böylece, Gökhan'ın, Sanem'in kimliğini, Sanem'in ise Gökhan'ın güvenilirliğini sorguladığı bir yolculuk başlar.''

KARANLIK DENİZ
Roberta Torre'nin yönettiği ve Luigi Lo Cascio, Anna Mouglalis, Maurizio Donadoni ile Massimo Popolizio'nin oynadığı ''Karanlık Deniz/Mare Nero-The Dark Sea'', iki sevgilinin birden değişen hayatlarını beyaz perdeye yansıtıyor. Sinemaseverlerin sabırsızlıkla beklediği filmin konusu şöyle:

''Dedektif Luca ve Veronica ciddi bir ilişki yaşamaya başlar. Telefonda aldığı bir cinayet haberi Luca'yı etkilemeye başlar. Kurbanın hayatı, bir şekilde Luca'nın erotik arzularını ateşler ve Veronica'ya olan sevgisinden şüphe edecek kadar alçak bir hayat yaşamaya başlar. Luca, kendi fantazilerinden oluşan kabuslar ve cinsel zevklerle hayatını altüst eder.''

ÇAKAL
Erhan Kozan'ın yönettiği ve İsmail Hacıoğlu, Uğur Polat, Erkan Can ile Çetin Atay'ın oynadığı ''Çakal'', Türk sinemasında ''Gerçekçilik'' üzerine yeni bir soluk getiren film olarak yorumlanıyor. İstanbul'un varoşlarında geçen filmin konusu şöyle:

''Akın'ın hayatı, annesinin ölümüyle şekil değiştirmeye başlar. Çalıştığı marangoz atölyesinden çaldığı parayla yeni bir hayat kurmayı planlarken, sevgilisi Deniz'in onu terk etmesi, arkadaşı İdris'in yaptığı teklifi kabul etmesine sebep olur. Bu teklif ona yeni bir başlangıç fırsatı sunar. Akın'ın, korkusuz duruşu, patronun gözünden kaçmaz. Fakat bu yeni başlangıç yeni düşmanları da beraberinde getirir.''

ÇAKALLARLA DANS
Murat Şeker'in yönettiği ve Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Timur Acar ile Tuba Ünsal'ın oynadığı ''Çakallarla Dans'', gözünü para hırsı bürümüş bir muhasebecinin başına gelen olayları aktarıyor. Filmin konusu şöyle:

''Muhasebeci Servet, şirketin internet hesapları üzerinden para çalmak için plan yapar. Parayı yakın arkadaşı Gökhan'ın hesabına aktarıp suçu onun üzerine yıkacaktır. Diğer iki arkadaşı da planın figüranı olacaklardır. Ancak işi ellerine yüzlerine bulaştırırlar. Kısa yoldan para kazanmak uğruna giriştikleri iş onları, akıllarına bile gelmeyecek çılgın ve eğlenceli bir serüvene sürükler.''

BAŞIMIZA GELENLER
Greg Berlanti'nin yönettiği ve Christina Hendricks, Katherine Heigl, Josh Duhamel ile Josh Lucas'ın oynadığı ''Başımıza Gelenler/Life As We Know It'', iki sevgilinin bir arada kalma uğruna verdiği mücadeleyi anlatıyor. Romantik komediye güzel bir örnek olan filmin konusu şöyle:

''Holly ve Eric, tek ortak noktalarının birbirlerine nefretleri ve vaftiz kızları Sophie'ye olan sevgileri olduğunu keşfederler. Ama, aniden Sophie'nin hayatta tek sahip olduğu ebeveynler olduklarında, farklılıklarını bir kenara bırakmak zorunda kalırlar. Yoğun sosyal hayatları devam ederken, aynı çatı altında yaşayabilmenin de bir yolunu bulmalıdırlar.''Sinemaseverler, bu hafta 2 yeni filmle buluşacak.

SULTANIN SIRRI
Hakan Şahin'in yönettiği ve Mark Dacascos, Emanuel Bettencourt, Sinan Taymin Albayrak ile Zeynep Beşerler'in oynadığı ''Sultanın Sırrı'', tarihi film meraklılarını sinema salonlarına çekecek. Gizemli senaryosuyla öne çıkan filmin konusu şöyle:

''Osmanlı Devleti hükümdarlarından II. Abdülhamit'in petrol ile ilgili sırrından haberdar olan Amerikalı bir profesör bir gün İstanbul'a gelir. Topkapı Müzesi'nde saklı, gizemli sandığı bulmak için çabalar. Profesörün karşısına gizli bağlantıları olan bir müze müdürü çıkar. Sonunda profesör yer altına inmeye karar verir ve macera başlar.''

BİR İSTANBUL MASALI
İsmail Eren'in yönettiği, İlker Yiğen, Ayfer Dönmez, Naci Taşdöğen ve Ahmet Mekin'in oynadığı ''Şenlikname: Bir İstanbul Masalı'', masal tadında ilerliyor. Tarihi film sevenleri sinema salonlarına davet eden filmin konusu şöyle:

''Sultanın biricik kızının saraydan kaçırılması ile başlayan inanılmaz macera, İstanbul'un 3 bin yıllık efsanevi mekanlarında amansız bir mücadeleye dönüşür. Saf mehtercilerin, eski korsanların, saray muhafızlarının, masum mekanikçilerin karıştığı macerayı anlatan bir albümünün sayfaları içinde sıcak bir aşk öyküsü doğar.''


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:34 am



avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Sinema ve Starlar Hakkında Haberler

Mesaj tarafından Evanescense Bir Cuma Ara. 17, 2010 10:36 am

Usta yönetmen hayatını kaybetti

Komedi filmlerinin unutulmaz yönetmeni Blake Edwards hayatını kaybetti. 'Pembe Panter' ve 'Tiffany'de Kahvaltı' gibi klasiklerde imzası bulunan 88 yaşındaki yönetmen, zatürreye verdiği savaşta yenik düştü.

Edwards, 2004 yılında Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görülmüştü.

Dünya çapında milyonlarca hayranı olan 'Pembe Panter' filmlerinin usta yönetmeni Blake Edwards hayata gözlerini yumdu.

Bir süredir zaatüreyle savaşan 88 yaşındaki yönetmen, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Komedinin en başarılı yönetmenlerinden biri olarak gösterilen Edwards, 60 yıllık kariyeri boyunca 'Tiffany'de Kahvaltı', 'On' ve 'Büyük Yarış' gibi birçok klasiğe imza atmıştı.

İki kez Oscar'a aday gösterilen Edwards, 2004 yılında Akademi tarafından Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görülmüştü.

Edwards son dönemde, 'Pembe Panter'i Broadway'e taşıyacak bir müzikal üzerine çalışıyordu.

ntvmsnbc


avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 25
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz