Yaşamın Kıyısında

Aşağa gitmek

050910

Mesaj 

Yaşamın Kıyısında






avatar
Evanescense
incapable of self
incapable of self

Mesaj Sayısı : 414
Kayıt tarihi : 23/05/10
Yaş : 24
Nerden : Kime ne?..

http://sinemayadair.websitem.info/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Bu yazıyı burda paylaş : diggdeliciousredditstumbleuponslashdotyahoogooglelive

Yaşamın Kıyısında :: Yorum

avatar

Mesaj Bir Paz Eyl. 05, 2010 12:18 pm tarafından Evanescense

Yaşamın Kıyısında (Almanca: Auf der anderen Seite; İngilizce: The Edge of Heaven), 2007 Türk-Alman yapımı Fatih Akın filmidir. 27 Eylül'de Almanya'da, 26 Ekim 2007'de ise, Türkiye'de gösterime girdi. 2007 yılında Cannes Film Festivalinde, Fatih Akın'a en iyi senaryo ödülü kazandırdı. Ayrıca, Almanya tarafından, ülkeyi yabancı dilde en iyi film dalında temsil etmek üzere, 80. Akademi Ödüllerine gönderildi. Akın filmdeki karakterleri yaratırken Crossing the Bridge-The Sound of Istanbul belgeselini çekerken İstanbul’a yaptığı gezilerde tanıştığı, dünyayı müzikle değiştirmeye çalışan insanlardan ilham aldığını söylemiştir

Altı ana karakter (Ali, Yeter, Nejat, Ayten, Lotte, Susanne) etrafında geçen film, bu kişilerin birbiriyle iç içe geçen veya birbirine teğet geçen hikâyelerini, Almanya - Türkiye ekseninde ve anne-kız, baba-oğul ilişkilerini vurgulayarak anlatır. Üç bölümden oluşan filmin ilk bölümü Almanya'da, ikincisi önce Türkiye, sonra Almanya, sonra tekrar Türkiye'de, filmle aynı adı taşıyan son bölümü ise, baştan sona Türkiye'de geçer.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

avatar

Mesaj Bir Paz Eyl. 05, 2010 12:18 pm tarafından Evanescense

Konusu

Film üç bölümden oluşur:

Yeter'in ölümü: Almanya'da geçen bu bölüm, emekli bir dul olan Karadenizli Ali (Tuncel Kurtiz), aşık olduğu fahişe Yeter (Nursel Köse) ve Ali'nin oğlu profesör Nejat'ın (Baki Davrak) öyküsünü anlatır. Yeter'i çalıştığı yerde tanıyan ve onunla ilişki kuran Ali, bir süre sonra Yeter'e fahişelikten kazandığı parayı vereceğini söyleyerek, kendisiyle yaşamasını teklif eder. Yaptığı iş yüzünden maruz kaldığı tacizler nedeniyle teklifi kabul eden Yeter, Ali'nin, oğlu Nejat'la yaşadığı eve taşınır. Bu arada, Nejat'a, Türkiye'de Ayten adında bir kızı olduğunu; ancak, kızının onun fahişelik yaptığını bilmediğini, bir ayakkabıcıda çalıştığını sandığını anlatır. Kızını çok özlediğini anlatarak Nejat'la dertleşir. Bu arada, Ali, Yeter'i Nejat'tan kıskanmaya başlar. Bir gün evde yalnız oldukları sırada kavga ederlerken Yeter, Ali'den yediği şiddetli bir tokadın etkisiyle başını yere çarpar ve ölür. Ali hapse girerken, Yeter'in cenazesi, memleketi Türkiye'ye yollanır. Babasını bir daha görmek istemeyen Nejat, Türkiye'ye giderek Yeter'in ailesiyle konuşur ve Ayten'i bulmaya çalışır. Ancak, aile de, Ayten'den uzun süredir haber almamıştır. Nejat, Almanca kitaplar satan bir kitapçıyı devralır; Türkiye'de yaşamaya ve Ayten'i aramaya başlar.

Lotte'nin ölümü: Sol bir örgütün üyesi olan Ayten (Nurgül Yeşilçay), 1 Mayıs eyleminde üzerindeki silahı, polisten kaçarken sığındığı bir apartmanın terasına saklar. Bu arada telefonunu düşürür ve telefonu bulan polis Ayten'in aynı evde kaldığı arkadaşlarını yakalar. Örgütün yardımıyla sahte pasaport çıkararak Almanya'ya kaçan Ayten, daha sonra örgüt üyeleriyle tartışır ve onların kendisine bulduğu yerden ayrılır. Bir süre sokaklarda yaşadıktan sonra, en ucuz yemeği yiyebileceği yer olduğunu öğrendiği üniversitenin bahçesinde Lotte'yle (Patrycia Ziolkowska) tanışır. Lotte, Ayten'e yardım eder ve evlerine davet eder. Lotte'nin annesi Susanne'le (Hanna Schygulla) kaldığı eve yerleşen Ayten, bu arada Lotte'yle aşk yaşamaya başlar. Bir yandan da annesi Yeter'i bulmaya çalışan Ayten'in pasaportunun sahte olduğu anlaşılır. Sığınma talebi de reddedilince, Türkiye'ye gönderilir. Lotte de, annesinin karşı çıkmasına rağmen ona yardım etmek için Türkiye'ye gider. Bu arada, Nejat'ın evinde kiralık bir odada kalmaya başlar. Ayten için bir avukat tutar ve hapishaneye onu ziyarete gider. Ayten ise, Lotte'ye silahı sakladığı binanın adresini vererek, onu almasını ister. Lotte aynı gün silahı alıp dönerken çantası tinerci çocuklarca çalınır. Uyuşturucunun etkisindeki çocuklardan biri, peşlerinden koşan Lotte'yi silahla vurararak öldürür. Cenaze Almanya'ya gönderilir. Lotte'nin annesi de İstanbul'a gelir ve Nejat'ı bularak, kızının odasında kalmaya başlar. Amacı, yaptıklarına karşı çıktığı kızını anlamaya çalışmaktır. Bu arada, Lotte'nin ölümüyle sarsılan Ayten de, örgütün tepkisine rağmen, pişmanlık yasasından yararlanarak hapisten çıkar.

Yaşamın Kıyısında: Ayten, hapisten çıktıktan sonra, Lotte'nin annesi Susanne'ı bulur. Önceden çok çatışmış olmalarına rağmen, birbirlerini anlamaya çalışırlar. Bu arada, Susanne, Nejat'la dost olur, zaman zaman dertleşirler. Öte yandan, Nejat, babası Ali'nin de hapisten çıkıp memleketi Trabzon'a döndüğünden habersizdir. Bunu daha sonra amcasının oğlundan (konuk oyuncu Erkan Can) öğrenir. Kurban Bayramının birinci günü Susanne'yle konuşur ve bayramın ne anlama geldiğini anlatırken babasını görmeye karar veren Nejat, arabasıyla Trabzon'a gider. Evine gittiğinde babasının balık tutmaya gittiğini öğrenince, deniz kıyısına gider, oturur ve babasının dönüşünü beklemeye başlar. Film, Nejat babasını beklerken sona erer.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz